TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Yenişehir’deki Atık Barajı Hasarına İlişkin Açıklama
(ANKARA)
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak çevre felaketi olarak nitelenen olaylarla kamuoyu gündemine gelen Çevresel Etki Değerlendirme süreci ve raporları üzerine bir inceleme süreci başlatılmıştır. Bu kapsamda, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Valilikler (İl Müdürlükleri) tarafından işleme alınmış çok sayıda ÇED Tanıtım Dosyası, ÇED Raporu vb. doküman incelenmiş olup bu incelemelerde başta 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği olmak üzere ilgili mevzuata ve işin tekniğine aykırılık oluşturan hususlar ortaya çıkartılarak bazı raporlar hakkında başta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları ile Sayıştay Başkanlığına resmi yazıyla gönderilmiştir.
“Kontrolsüz bir şekilde yürütülen madencilik faaliyetlerine son verilmelidir”
Son iki-üç aylık zaman dilimi içerisinde, hazırlanan ÇED Raporları incelendiğinde; Proje sahanın jeolojik, jeoteknik, mühendislik jeolojisi, jeokimya, hidrojeolojik, hidrojeokimya ve afet riskleri açısından konularının yeterince irdelenmediği, Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde çevresel ve jeolojik risklere karşı gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı, proje alanının 1/1000 ölçekli jeoloji, jeokimya, mühendislik jeolojisi-jeoteknik ve hidrojeolojik verilerinin elde edilmesi ve ÇED Raporun bu verilere dayalı olarak hazırlanması gerekli olmasına karşın mevcut raporlarda sadece 1/25000 ve daha küçük ölçekte üretilmiş verilere dayalı olarak hazırlandığı ve birçok raporun ‘kopyala yapıştır anlayışı’ ile bilimsellikten uzak bir şekilde hazırlandığı, raporların önemli bir kısmında Jeoloji Mühendisliği hizmetleri ile ilgili birçok başlık açılmasına ve jeolojik harita, kesit vb. düzenlenmesine karşın raporun hazırlanma sürecine Jeoloji Mühendisinin katılmadığı, jeoloji mühendisleri adına sahte imzaların kullanıldığı, düzenlenen bazı raporlarda ‘Jeoloji Haritası’ ve/veya ‘Hidrojeoloji Haritası’ gibi Jeoloji Mühendisliği yetki alanındaki konulara ve haritalara farklı meslek disiplinlerinin imza attığı ve böylece 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile 3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanuna açık aykırılıklar oluşturulduğu, hususları tespit edilmiştir.
Bu derece teknik, idari ve hukuki aykırılık oluşturan bu raporların iptal edilmesi gerekirken, Bakanlık ve ilgili birimlerce Odamız tarafından yazılan yazılar dikkate alınmamış, Bakanlık işlemleri iptal etmeyerek süreci işletmeye devam etmiştir. Ayrıca yukarıda belirtiğimiz eksikliklerin Kirazlıyayla Mahallesi’ndeki söz konusu maden işletmesi için düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirme Raporunda da olduğu; sahanın ve projenin somut koşullarına uygun güvenli bir yatırım için gerekli jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik bilgilerin üretilmediği; başta yeraltı suyu kullanımı ve atık havuzunun stabilitesi olmak üzere yatırımın süreçleri için somut analiz ve değerlendirmeler yapılmadan kabul edilerek, konuların üstünün örtüldüğü görülmüştür. Soyut ve hayali verilere dayalı Maden İşletme ve ÇED Raporları baz alınarak kontrolsüz bir şekilde yürütülen madencilik faaliyetlerine son verilmelidir.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Öngören Yasa Tasarısı Teklifiyle mesleki haklarımızın ağır saldırı altında olduğu bu günlerde, bir bütün olarak içinde yaşadığımız ekosistemin korunması mücadelesinden asla geri adım atmayacak, Bursa ili, Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’ndeki çevre felaketinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Kirazlıyayla Mahallesi’nde ortaya çıkan çevresel ve jeolojik risklerin belirlenmesi ile gerekli risk azaltıcı mühendislik önlemlerinin geliştirilmesi amacıyla bir an önce jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik, hidrojeokimya araştırma başlatılmalı, soyut ve hayali verilere dayalı Maden İşletme ve ÇED Raporları baz alınarak kontrolsüz bir şekilde yürütülen madencilik faaliyetlerine son verilmelidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”






